KENTSEL DÖNÜŞÜM

Kentsel Dönüşüm, depreme dayanıksız, afet riski oluşturan yapıların yenilenmesine olarak tanımlayabiliriz. Ülkemizin en önemli sorunlarından biri olarak özellikle her deprem sonrası karşımıza çıkmaktadır. Bu sorunun çözümü ise Kentsel dönüşümün ortaya koyduğu yöntemlerdir.

Kentsel Dönüşümün yapılabilmesi için, binalardan alınan beton ve demir numunelerinin belli laboratuarlarda performans testi yapılarak depreme dayanıklılığının ya da dayanıksızlığının belirlenmesi sonucu oluşur. Bu sonuç doğrultusunda 6306 sayılı kanun gereğince gerekli adımların atılması ve binaların yenilenme süreci başlamış olur. Bu süreç sonrasında mülkiyet sahibi, yüklenici firma ve yasa-kanun-devlet faktörü ortaya çıkar. Kentsel dönüşümde çözüm adımı olarak 3 adım olmuş olsa da genel olarak birinci adım olan arsa payı karşılığı anlaşmayı kullanmaktadır. Fakat bu yöntem gerek yüklenici firma için, gerekse de mülkiyet sahibi için risk taşıyan bir yöntemdir. Bu çözüm örneği genel anlamı ile imar dışına çıkılmamış ve paylaşım esasına göre sorunsuz denilecek parsel ya da adalarda kullanılabilir. Aynı zamanda da piyasa riskini göz önünde bulundurmayan bir yöntemdir. Oysa ‘’Ülger Modeli’’ denilen yöntem birçok çözümsüzlüğe, imar dışılığa ve piyasa riskine çözüm olarak değer esasına dayanan bir yöntemdir. Bu yöntem kentsel dönüşümün çözümsüzlük anahtarı olarak ortaya çıkmaktadır.

Kentsel dönüşümde ülger modeli yüklenici firmaların ve mülkiyet sahiplerinin riskini en aza indirerek kentsel dönüşümün adil bir yöntemle çözülmesine yardımcı olur. Birçok kanunda olduğu gibi 6306 sayılı kanunda da boşluklar bulunmaktadır. Bu sebepten dolayı Ülger Modeli kentsel dönümün kanununun ahlaki modeli olarak ortaya konan gerçek ve çözüm odaklı yöntemidir.